1- Eylemsiler ek-fiil alarak yüklem olabilirler.
Ek fiil tartışma ve konu anlatımı için bağlantıya bakabilirsiniz.
https://kucukgunluk.art.blog/2023/02/27/ek-eylem-nedir-tartisma/
En büyük hobim kitap okumaktır. (İsim- fiil)
Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır. (Sıfat- fiil, yapan kişi gibi düşünün bu kısmı (7. Not da açıklaması var.))
Bu kadar çok üzülmesi seni sevdiğindendir. (Zarf-fiil)
2- Eylemsiler eylem özelliklerini korudukları için yan cümle oluştururlar.
Seni özleyince göreyim dedim. (Burada deme eylemi asli unsur iken özleme eylemi yan unsurdur.)
3- Eylemsiler tamlamalarda tamlayan ya da tamlanan olabilirler.
Arabanın bozulması (tamlanan)
Okumanın (tamlayan) zevki
Gülen (tamlayan) gözler.
4- Kip ve kişi eklerini almazlar.
5- Olumsuzluk ekini alabilirler.
6- Bazı sözcükler eylemsi ekleri bulunmasına rağmen eylemsi özelliğini yitirerek bir varlığın ya da durumun adı olabilirler. Yani kalıcı isim olabilirler. Kalıcı isim mi yoksa eylemsi mi olduğunu ayırmak için cümledeki anlamına bakarız.
Örneğin; Evin girişi kuzeye bakıyor. Cümlesinde ‘giriş’ sözcüğü kalıcı isimdir.
Çocuğun okula girişi beni duygulandırdı. Cümlesinde giriş sözcüğü eylemsidir.
Kalıcı isim olarak kullanılan bazı sözcükler:
Silecek, dolma, yemek, görüş, danışma…
7- Adlaşmış sıfat-fiil
Sıfat tamlamalarında bazen tamlanan kısım düşebilir. Sıfat fiil tamlamalarında da aynı şey olabilir. Böyle durumlarda “kişi, şey” sözcükleri getirilerek tespit edilebilir.
Örn: Öfkeyle kalkan (kişi,şey) zararla oturur. Kalkan sözcüğü adlaşmış sıfat fiildir. Ve bu cümleye göre kişi tamalanan’ı düşmüştür.
Örn: Yanıma geleceğini duyumca çok sevindim. (Burda da geleceği gerçeğini diye düşünebiliriz.)
8- Zarf-fiiller cümleye koşul anlamı katabilirler.
Sende bu azim oldukça tuttuğunu koparırsın. (Bu cümlede oldukça sözcüğü koşul anlamı katmıştır.)